Javascript must be enabled in your browser to use this page.
Please enable Javascript under your Tools menu in your browser.
Once javascript is enabled Click here to go back to ::..Drakula Yelken Takımı..::
  • Narrow screen resolution
  • Wide screen resolution
  • Auto width resolution
  • Increase font size
  • Decrease font size
  • Default font size
  • default color
  • red color
  • green color

::..Biz hepimiz biriz, Deniz gibiyiz..::

PAZARTESI
Eylül
06
Ana Sayfa arrow YAZARLARIMIZ
YAZARLARIMIZ
YALNIZLIK NEDİR Kİ... E-Posta
(0 Puanlamalar)
Yazar deniz karakundakoglu   
Kaderimde yalnızlık var, demek ki..
 Seviyor da olsam, hiç sevmiyor da..
 Kaderin önüne geçmek meğer ne zormuş,
Ne kadar savaşsan, ne kadar karşı koysan da..

Yalnızlık bazen özgürce nefes alabilmek,
Bazen de hiç nefessiz kalmak..
Yalnızlık kiminin kederi, kiminin vazgeçilmezi,
Kimininse alnına yazılmış kaderi..

Bülbül güle konmadan ötse ne fayda,
Gemi limana varmadan, gitse ne fayda
Kalem kağıda yazmadan, coşsa ne fayda,
Bana da sensiz dünya dar, ne kadar geniş olsada..

Bazen yalnızken daha güçlü hisseder ya insan hani,
Bazen kalabalıklarda yapayalnız hissettiğin gibi,
Aslında yalnızlık görünürde değil, zahiri,
Ruhun bütünleşirse şayet kendinle bile, bu yalnızlık değil sanki....
Di?er Yaz?lar?: Sevda Büyükalmuş: Sevda Büyükalmuş
 
PİRE İLE YORGAN E-Posta
(0 Puanlamalar)
Yazar deniz karakundakoglu   

Bir gün karısıyla beraber yatağında yatarken Nasreddin Hocanın yorganının üzerinden bir pire sıçrar ve yatağın öbür tarafına zıplar.
Hoca hemen kalkar ve yorganı odadaki ocağa (şömine) atıp yakar.

Bunu gören karısı yanan yorganın acısıyla:
"Hoca ne yaptın, yorganımızı durup dururken niçin yaktın?" diye sorar.

Hoca da: Yorganın üzerinden pire geçti, onun için yaktım" der.
Canım Hoca, bir pire için yorgan yakılır mı, bırak geçsin?" diye yineler.
Bu pireye şimdi bir şey demezsem sonra yol olur,
bütün pireler buradan geçmeye kalkışır!"

Bizim kültürümüzde çoook uzun yıllardır var olan ve “pire-yorgan”
örneğiyle kolayca açıklanan "yol olur" darbımeseli, günümüzün modern
psikologları tarafından "Kırık Cam Teorisi" olarak açıklanıyor.

"Kırık Cam Teorisi",
Psikologların yaptıkları bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiştir.
Psikologlar, suç oranının yüksek olduğu ve yoksulların yaşadığı bir semt ile daha yüksek yaşam standardına sahip zengin bölgeye birer otomobil bıraktılar.
Araçların plakası yoktu ve motor kaputları aralıktı.

Sonra olup bitenleri izlediler.
Yoksul semtteki otomobil üç gün içinde baştan aşağıya yağmalandı.
Diğerine ise bir hafta boyunca kimse dokunmadı.
Ardından psikologlar "sağ kalan" otomobilin yanına gidip çekiçle kelebek camını kırdılar. Daha ilk darbe indirilmişti ki çevredeki insanlar (zenginler bile) da olaya dâhil oldu. Birkaç dakika sonra o otomobil de kullanılmaz hale gelmişti.

"Demek ki" dediler psikologlar:
İlk camın kırılmasına, ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerekli. Aksi halde kötü gidişatı engellemek mümkün değildir.

"Kırık Cam Teorisi"nin takipçileri bakın ne diyorlar:
Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırarlar. Biz ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirmeliyiz.

Bir elektrik direğinin dibine, ya da bir binanın köşesine biri bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Biz ilk konan çöp torbasını kaldırtmalıyız.

Biz de diyoruz ki:
Pire yorganın üzerinden bir defa bile olsa geçmemelidir.
Yoksa yok olur! Bu örnekleri niye mi anlattım?

Hem kişisel olarak kendi iç dünyamızın camlarını, duvarlarını ve yorganını korumak, hem de toplumsal olarak ülkenin meseleleri hakkında çok duyarlı ve acil davranmak zorunda olduğumuzu belirtmek için...

Önce kendi iç dünyamızdan başlayalım.
Kalbimizde ucundan kıyısından kırılmış camlar taşıyoruz sürekli...

Ruhumuzun başköşelerine ilk başta önemsiz gözüken, laf etmeye değmez çöpler bırakıyoruz her gün. Küçük günahlar, minik hatalar, yanlışlar, ihmaller, duyarsızlıklar camı kırık araba gibi diğerlerini de camları kırmaya, kapıları çerçeveleri indirmeye teşvik ediyor.

Pişmanlığımızı fırsat bilip ortadan kaldıracak kadar ciddiye almadığımız çöplerimiz, sürçmelerimiz, kötülüklerimiz, ayıplarımız, kokuşmuş çöp dağlarına, kötülük yığınlarına kapı aralıyor. Bir sürü pire içimizde oradan
buraya zıplayıp duruyor. "Böyle gelmiş, böyle gider" diye kendi
kendimizi ağır veballer altında ezdirdikçe ezdiriyoruz.

Bu kadar küçük ihmalden ne çıkar? Canım şimdi bunun ne önemi var?
Gibi baştan savmalarla, adeta yangını kendimiz körüklüyoruz.

İkinci ve asıl önemlisi, toplumsal duyarsızlıklarımız olmaktadır:

Kıbrıs'ı veriversek ne olur?
Ermenistan sınırını azıcık açsak ne olur?
Karabağ'ı sonra halletsek de olur.
AB'nin istediği tavizlerin bazılarını versek ne olacak ki?
Kandilde teröristler barınsa ne olur?
Kerkük'teki kırmızıçizgilerimizi şimdilik unutsak ne lazım gelir?
Anadilde eğitim olsa ne kıyamet mi kopar?
Açıldıkça açılsak ne olur?
Anayasayı bir defa delsek ne olur? (Şimdiki gibi yol olur!)
Egemenlik haklarımızın bazılarından fedakârlık etsek ne olur?

Yukarıda yazılanların her birisi birer kırık camdır ve kırık camın oradaki varlığı,
diğer camların da kırılabileceğine dair bir haklılık üretir içimizde.

İlk geçen pireye dur demezsek, hayatımız pireler arenasına dönüşür;

Gidip gelirler ki vızır, vızır...
Çöpün bizden önce oraya atılmış olması,
Oraya çöp atmanın bir alışkanlık olduğunu söyler bize.
Çok geçmeden biz de o alışkanlığa alışır,
Alışık olunanı yapmakta haklı görürüz kendimizi.
Cam ilk kırıldığında hafife alırsak, ağırlaşır cam kırıkları.
Çöp ilk atıldığında umursamazsak,
Umursamazlığımız bir çöp dağını besler.

İlk geçen pireye izin verirsek, en azından

Nasrettin Hoca atamıza ihanet etmiş oluruz.



Di?er Yaz?lar?: Deniz KARAKUNDAKOĞLU: Deniz KARAKUNDAKOĞLU
 
ÇATLIYORUM, PATLIYORUM E-Posta
(1 kez puan verildi)
Yazar deniz karakundakoglu   

Biz kadınların bu premenstural sendromdan çektiği nedir?Buda nedir diye zırlamayın hemen ,adet öncesi dönem hani şu sıkıntıdan patlaya patlaya içinin dışarı çıkması,sonu gelmeyen korkunç baş  ağrıları,sağa sola çatıp eşi dostu, herkesi darıltma bunu da bir türlü açıklayamama aman  açıklasan anlıyorlar da sanki 

_ya üstüme gelme bak gerginim,çatlıyom ,patlıyom..

_neyin var yine?

_Elinin körü  var be adam,yıllardır her ay olan şey hala neyin var diyor.

_ Sabrımı mı sınıyorsun?
_ Buna gerek var mı? Sen her zaman patlamaya hazır bir bomba, ben de seni sinirlendirmemek için sürekli çaba sarfetmek zorunda olan zavallı.
_ Yöntemlerini gözden geçirmeni tavsiye etmek zorundayım.
_ Sen biraz daha sakin olmaya çalışsan nasıl olur?
_ Bu konuşma başlayana kadar gayet sakindim.
- Seni ben sinirlendirdim yani.

 

Mide bulantısı,sinir küpü olma.Evdeki, çevredeki erkeklerden nefret etme olayı ki kendi doğurdukların  da dahil …

 

_ufaklık anneme bulaşma yine tepesindeler, yemekte ne var diye sordum.”yoğurtlu sarımsaklı zıkkımın peki” dedi

_????yine mi be!!Ayda kaç kere oluyor bu olay ki.

 

Bir jinekolog kadar bilgi sahibi oldum ama ne yaparsam yapayım hiç bir şey çare olmadı,geçmedi geçemedi.....ne gülesim gelir  ne insanları göresim… Şimdi gecenin bu saati delirdim mi hala uyumadım  bilgisayarın başındayım evet delirdim çünkü bu sendrom beni delirtti en sonunda. Uyku da uyutmuyor sanki hayat anlamsız tüm sevdiklerini kaybetmişsin herkes sana sırtını dönmüş en mantıklı hayır cevabı bile seni küstürmeye yetiyor...

Billim adamları buna bir çare bulacak mı yoksa biz kadınlar bu derdi sonsuza dek çekecek miyiz? Umarım birinci seçenek gerçekleşir, hem de hemen en kısa zamanda.

 


Di?er Yaz?lar?: Deniz KARAKUNDAKOĞLU: Deniz KARAKUNDAKOĞLU
 
SİGARA İÇMEK ÖLDÜRÜR E-Posta
(1 kez puan verildi)
Yazar Murat Payzanoglu   

 

Son iki yıldır sigara paketlerinin üzerindeki en gözde ibare “ Sigara İçmek Öldürür” . Ne kadar etkili bu söz bilemiyorum. Biz Türkler ölümü biraz ti ye aldığımızdan bence o kadar etkili değil. Hatırlayınız biz öyle bir milletiz ki; çakmağı biten dökümhane ustası, sigarasını yakmak için 2450 derecelik bir fırına yanaşırken 6 tonluk pres makinesinin arasında can verdi. Yani 6 tonluk pres makinesini başarıyla geçebilse 2450 derecelik fırında sigarasını yakabilecek tiryakilerimiz var bizim. Bu tiryakimiz aynı zamanda berber masrafından da kaçıyor.2450 derecelik fırına sigaranı yakacak kadar yaklaşırsan en az bir ay sir masrafından yırtarsın… Yine hatırlayınız paketli tavuklar yokken annelerimiz babamızın pazardan getirdiği o tüy yumağı tavukları nasılllll  tütsülerdi… Canım ülkem nerelerden nerelere gelmiş. Biz konumuza geçelim sevgili okuyucum. Kafanız tavuklara takılmasın şimdi. Efenim yetkililer paketlerin diğer yüzlerine de başka yazılar yazdılar caydırıcı olsun diye. Türk erkeklerini en hassas noktalarından vuralım dediler “ Sigara Erkeklerdeki Sperm Sayısını Azaltır” dediler. Yahu Türk erkeği Uğur Dündar’ın Arenası’nda efenime söyleyeyim Deşifre’lerde uzun ince rus kızlarıyla manşet olmuş da , o bildik –Korkmuyor musunuz hastalık kapmaktan ? sorusuna , -Türk erkeğine bir şey olmaz! yanıtını vermiştir. Halbuki şöyle bir yazı yazsa

 “Sigara içenin spermi feci halde can verir, yumurtaları gül gibi sararıp solar, bülbülü uçmaz” bak bi daha elini süren olur mu? Ya da “Paketlemeden öne tuvalete girdik ve elimizi yıkamadık” ya da “Allah belanı verecek iç sen daha az kaldı” ya da “le le le sakine,niye gittin tütüne,gel beraber kaçalım, bak gidiyor cenaze” ya da “Sarı dişlere mükemmel çekicilik” ya da “Bu ay 150 TL ‘ ni iç ettik hakkını helal et” . Sanırım bu ve benzeri yazılar daha etkili olurdu. Çünkü öleceğini yetkili bir ağızdan evraklı belgeli röntgen filmli görmeden bizim millet inanmaz. Sigara içmek öldürür. Evet yakıyorum sigarayı pat başımda bi zebani. –Alın diyor arkadaşı gidiyoruz. –Abiii daha yeni yakmıştım. Bi kaç fırt çekseydim bari öyle gideydik. –Yazın ölüm sebebi akciğer pörtlemesi… -Abiiiiii iyi bi baksaydınız sigaradan değildir, üretim hatası olmasın…-Valla sizin modeller sigaraya uyumlu değil… kışın zehiri fazla kaçak ithal kömür dumanı soluyabilirsin , bolbol eksoz dumanı yutabilirsin ama sigara dumanıyla zor.

Son darbe de vuruldu. Mekanlarda sigara içmek yasaklandı. Kahvehane sahiplerinden biri masalara hortum çekti. Bir ucu içerde bir ucu dışarıda iki hortum . Birinin dışarıdaki ucunda sigara var. Oradan çekiyor. Diğerinden üflüyor. Allahım sen ki bu milletin başına Atatürk gibi bir dehayı göndermişin, peki bu da neyin nesi diyesi geliyor insanın. Sen nasıl saybırsonik bir zekasın…Yani bizim millet ne ölüm ne yasak dinliyor. Aslında biri televizyona çıksa dese ki ya arkadaşlar şu sigara denen illete senede 1500 TL , 10 yılda 15000 TL  ödüyorsunuz dese ne güzel olurdu. Yani 10 yıl önce kumbara yapsaydın sigaraya verdiğin parayla bugün iyi bir otomobilin olabilirdi. Sigara her içenini öldürmese de bütün bağımlılarını fakirleştirdiği, ülkemizden milyar doları yurt dışına kaçırdığı aşikar. Hükümetler bir yandan yasak koyarken diğer yandan her yerde satışına da izin veriyor. Sanırım sigara olayını bireylerin sağlığı açısından ele alırken bir taraftan da sosyal ve ekonomik boyutlarını da ele almak lazım.

Ben sigarayı bıraktım, sigaraya her ay yatırdığım parayı şu an bu yazıyı yazdığım notebook ‘ un taksitlerine ayırdımJ Olmaz demeyin şansınızı deneyin… Haydi canlarım görüşmek üzere…..


Di?er Yaz?lar?: MURAT PAYZANOĞLU: MURAT PAYZANOĞLU
 
SİGARA İÇMEK ÖLDÜRÜR E-Posta
(0 Puanlamalar)
Yazar Murat Payzanoglu   

 

Son iki yıldır sigara paketlerinin üzerindeki en gözde ibare “ Sigara İçmek Öldürür” . Ne kadar etkili bu söz bilemiyorum. Biz Türkler ölümü biraz ti ye aldığımızdan bence o kadar etkili değil. Hatırlayınız biz öyle bir milletiz ki; çakmağı biten dökümhane ustası, sigarasını yakmak için 2450 derecelik bir fırına yanaşırken 6 tonluk pres makinesinin arasında can verdi. Yani 6 tonluk pres makinesini başarıyla geçebilse 2450 derecelik fırında sigarasını yakabilecek tiryakilerimiz var bizim. Bu tiryakimiz aynı zamanda berber masrafından da kaçıyor.2450 derecelik fırına sigaranı yakacak kadar yaklaşırsan en az bir ay sir masrafından yırtarsın… Yine hatırlayınız paketli tavuklar yokken annelerimiz babamızın pazardan getirdiği o tüy yumağı tavukları nasılllll  tütsülerdi… Canım ülkem nerelerden nerelere gelmiş. Biz konumuza geçelim sevgili okuyucum. Kafanız tavuklara takılmasın şimdi. Efenim yetkililer paketlerin diğer yüzlerine de başka yazılar yazdılar caydırıcı olsun diye. Türk erkeklerini en hassas noktalarından vuralım dediler “ Sigara Erkeklerdeki Sperm Sayısını Azaltır” dediler. Yahu Türk erkeği Uğur Dündar’ın Arenası’nda efenime söyleyeyim Deşifre’lerde uzun ince rus kızlarıyla manşet olmuş da , o bildik –Korkmuyor musunuz hastalık kapmaktan ? sorusuna , -Türk erkeğine bir şey olmaz! yanıtını vermiştir. Halbuki şöyle bir yazı yazsa

 “Sigara içenin spermi feci halde can verir, yumurtaları gül gibi sararıp solar, bülbülü uçmaz” bak bi daha elini süren olur mu? Ya da “Paketlemeden öne tuvalete girdik ve elimizi yıkamadık” ya da “Allah belanı verecek iç sen daha az kaldı” ya da “le le le sakine,niye gittin tütüne,gel beraber kaçalım, bak gidiyor cenaze” ya da “Sarı dişlere mükemmel çekicilik” ya da “Bu ay 150 TL ‘ ni iç ettik hakkını helal et” . Sanırım bu ve benzeri yazılar daha etkili olurdu. Çünkü öleceğini yetkili bir ağızdan evraklı belgeli röntgen filmli görmeden bizim millet inanmaz. Sigara içmek öldürür. Evet yakıyorum sigarayı pat başımda bi zebani. –Alın diyor arkadaşı gidiyoruz. –Abiii daha yeni yakmıştım. Bi kaç fırt çekseydim bari öyle gideydik. –Yazın ölüm sebebi akciğer pörtlemesi… -Abiiiiii iyi bi baksaydınız sigaradan değildir, üretim hatası olmasın…-Valla sizin modeller sigaraya uyumlu değil… kışın zehiri fazla kaçak ithal kömür dumanı soluyabilirsin , bolbol eksoz dumanı yutabilirsin ama sigara dumanıyla zor.

Son darbe de vuruldu. Mekanlarda sigara içmek yasaklandı. Kahvehane sahiplerinden biri masalara hortum çekti. Bir ucu içerde bir ucu dışarıda iki hortum . Birinin dışarıdaki ucunda sigara var. Oradan çekiyor. Diğerinden üflüyor. Allahım sen ki bu milletin başına Atatürk gibi bir dehayı göndermişin, peki bu da neyin nesi diyesi geliyor insanın. Sen nasıl saybırsonik bir zekasın…Yani bizim millet ne ölüm ne yasak dinliyor. Aslında biri televizyona çıksa dese ki ya arkadaşlar şu sigara denen illete senede 1500 TL , 10 yılda 15000 TL  ödüyorsunuz dese ne güzel olurdu. Yani 10 yıl önce kumbara yapsaydın sigaraya verdiğin parayla bugün iyi bir otomobilin olabilirdi. Sigara her içenini öldürmese de bütün bağımlılarını fakirleştirdiği, ülkemizden milyar doları yurt dışına kaçırdığı aşikar. Hükümetler bir yandan yasak koyarken diğer yandan her yerde satışına da izin veriyor. Sanırım sigara olayını bireylerin sağlığı açısından ele alırken bir taraftan da sosyal ve ekonomik boyutlarını da ele almak lazım.

Ben sigarayı bıraktım, sigaraya her ay yatırdığım parayı şu an bu yazıyı yazdığım notebook ‘ un taksitlerine ayırdımJ Olmaz demeyin şansınızı deneyin… Haydi canlarım görüşmek üzere…..


Di?er Yaz?lar?: MURAT PAYZANOĞLU: MURAT PAYZANOĞLU
 
<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 1 - 9 Toplam 315
GÖRÜLESİ YERLER
GÖCEK gocek-neresi-gezilir.jpg Türkiye’nin güneybatısında yer alan Göcek, Muğla ili Fethiye ilçesine bağlı küçük bir sahil kasabasıdır. 1980'li yılların başına kadar küçük ve sessiz bir köy olan Göcek Türkiye'deki turizm bilincinin gelişmesiyle keşfedilmiş ve bu tarihten sonra hızla büyümüş ve bölgedeki önemi artmıştır.
STRES
Gene mi sen dedirten kadın hastalığı: Sistit 27052009113049_501_618684sis.jpgKadınların yüzde 5’inde idrar yolları iltihaplanması görülüyor. Bu enfeksiyonlara kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanıyor.
 
SAĞLIK
Sıkı kas, dengeli duruş! 03062009162622_501_620514egz.jpgEller omuz açıklığında ve zemin üstünde, dizler de kalça genişliğinde köpük üstünde olacak şekilde emekleme vaziyetine geçin.
 
ANNEYİZ BİZ
Annelik kadını zekileştiriyor Araştırmalar, hamilelik sırasında zihinsel güçlerinde bir düşüş yaşasalar da, doğum sonrasında kadınların beyin fonksiyonlarının çok daha iyi çalıştığını ortaya koydu.
Çocuk Gelişimi
Babalara kızlarıyla iyi geçinme rehberi baba_kz200.jpg"Babalar günü" aynı zamanda, babaların kızlarıyla ilişkilerini gözden geçirmelerini de sağlıyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, babalara kızlarıyla daha iyi iletişim kurmaları için mini bir rehber hazırladı.
 
ERKEKLER
Erkeksavar cümleler Bazen bizim için önemli de olsa, söylediğimiz bazı şeyler, erkekleri arkasından yırtıcı bir ayı kovalarcasına bizden hızlıca uzaklaştırıyor! İşte 10 örnek.
Evlilik Genel
Evlilik sorunları: Özellikle ülkemiz gibi ailesel bağların ve toplumsal yaşantının kişilerin davranışlarında etkili olduğu toplumlarda erişkin yaşlara gelen kişiler evlenerek hayatlarını sürdürmektedirler.
 
ŞIK GİYİM
2008'in moda Oscar'ları Geride bırakmamıza sadece birkaç gün kalan 2008 yılının trendleri ve trendlerin öncüleri...
MAKYAJ
Gözlerde kalem oyunları Amy Winehouse'un öncülük ettiği kalın göz kalemi trendini bu yıl çok sık göreceğiz. Cazibeli bakışları yakalamak için hareketlenin! Seksi bakışlar için ihtiyacınız olan göz kalemi ve eyeliner'la yapacağınız birkaç sanatsal çizgi...
 
DİYET
Yeni yıl diyetiyle yenilenin Yılbaşında yemeği ve içkiyi fazla kaçırdıysanız, haftada 1-2 kilo verebileceğiniz 1500 kalorilik bu diyet ile, 2009’a daha ince girebilirsiniz...
MODA
Şık ve sıcacık aksesuarlar Assortie, sezonun trendlerini yansıtan renkli tasarımları ile sezona şıklık katmayı sürdürüyor. Takı ve aksesuar tasarımlarıyla herkese kışın keyfini yaşama fırsatı sunuyor.
 
PÜFF NOKTALARI
Hayat kurtaran güzellik tüyoları Önemli bir randevunuz var ama en sevdiğiniz rujunuz kırıldı ya da yanağınızın ortasında kocaman bir sivilce çıktı... Paniğe gerek yok, bu tüyolarla günü kurtarabilirsiniz!
suna dumankaya dan
Doğal güzellik yolları Suna Dumankaya Mahmure kullanıcılarımızı doğal yollardan güzelleştirmeye devam ediyor...
 
CİNSEL YAŞAM
Aldatılmak sizin suçunuz değil! Ayrılık hepimiz için son derece travmatik bir durum. İhanete uğrayan kadınların yaptıkları ilk şey kendilerini suçlamak. Bunu yapmak yerine hatayı karşınızdaki kişide aramaya ne dersiniz?
yeni ürün
Siz de 'Issız Adam' mısınız? Bir sevişme gecesinin sabahında bile birbirine güzel sözler söylemek yerine “Ağzım kokuyor mu?” diye soran yeni bir kuşağın nihilizmi.Zülfü Livaneli yazdı...
 
MUTFAK PÜF NOKTASI
Mutfakta püf noktalar 1. Tereyağı donduysa sıcak bir kaba koyarsanız yumuşar. 2. Yapılan yeni araştırmalara göre meyve, sebze ve yeşil bitkileri bol yiyen kişilerin daha az kanser ve kalp hastalığına yakalandığı tespit edilmiştir.
KADIN CİLT VE BAKIM
Kış öncesi kendinizi bakıma alın Yaz sonunda saçınızdaki parlaklıktan ve cildinizdeki duruluktan eser kalmadığını görünce hayret ettiniz. Tırnaklarınızdaki parlak renkli ojeler de çok kötü görünüyor. Paniğe kapılmayın! Sonbahar için uzmanların önerileri var.
 
Advertisement

Üye Giriş Alanı






Kayıp Parola?
Hesabınız yokmu? Kayıt olun

EDİTÖR DENİZ K.

 
PİRE İLE YORGAN
 
 

Sevda B.

 
YALNIZLIK NEDİR Kİ...
 
 

Nuri K.

 
ÖZLEDİN Mİ?
 
 

Elvan Ç.

 
YAşLı dOğmAK
 
 

İç Mimar Funda AĞAR Sorularınızı cevaplandırıyor

 
AYAKLARIMIZI YERDEN KESELİM Mİ?
 
 

Birsen H.

 
Zamanımızın Paradoksu
 
 

Nilüfer Y.

 
Çekim Yasası!...
 
 

Zeynep A.

 
BİR AŞK HİKAYESİ
 
 

SELEN A. www.sevimliyunuslar.com

 
Sevgili Anneciğim
 
 

Gezi Yazılarıyla Boran İzkut

 
GÖNÜL DOSTLARINA..
 
 
Toper Coffee Roasting Machinery Co Ltd

Sitede Ara

Anketimiz Var..

Cin dediki dile bakalım ama bi tane
 
unutmak güzelmi degilmi
 
dünyanın önündeki en büyük felaket nedir?
 
Sizce Sevgi Eylem Gerektirir Mi
 
İdeal kadın tanımı için en önemli kriter nelerdir?
 
SEVGİLİ Mİ...
 

gununsozu

::..Biz hepimiz biriz, Deniz gibiyiz..:: ::..Biz hepimiz biriz, Deniz gibiyiz..:: - YAZARLARIMIZ

Son Yorumlar

BEN ANNE OLMASAYDIM ...
yazdıklarınızın hepsi, hemen hemen hepsiini be...
BEN ANNE OLMASAYDIM ...
o gozler, o dudaklar o saclar, o suveter!.. Aman t...
BEN ANNE OLMASAYDIM ...
MRTCM CK GZL CKMSSN CNM
ÜŞÜYOR-NEFES ALAMIYO...
sevgili sevda 30 senelik bir dost olarak seni takd...
ÖKÜZ BURCU ERKEĞİ
supersin harikasın yazıyı yazan kisi o kadar mu...
tuketici.png

İlan Tahtasından

pyrz
tek gereksinimimiz "insan"
olmak aslında..... ...


Memorial Sa?l?k Grubu

Çok İzlenen Videolar

?zmir Tan?t?m Videosu